UZAKTAN EĞİTİM NEDİR?
Öğrenci ile öğretmenin aynı ortamda olmaması durumunda kullanılan bir eğitim teknolojisi olarak tanımlanabilir. Daha geniş bir tanıma göre de uzaktan eğitim; öğrenenlerin öğretenlerden farklı zaman ve yerlerde bulunduğu ve aralarındaki etkileşimin basılı ya da elektronik iletişim ortamları aracılığıyla gerçekleştiği öğretim biçimdir.
UZAKTAN EĞİTİMİN TARİHÇESİ
- 1728: İlk uzaktan eğitim çalışması Boston gazetesinde "Steno Dersleri" ile başlamıştır.
- 1892: Chicago Üniversitesi'nde ilk Mektupla Eğitim bölümü açılmıştır.
- 1906: Yazışmalı İlköğretim ABD'de başladı.
- 1939: Fransa'da savaş yıllarında uzaktan eğitim ile öğrencilerin eğitimini sağlanıyor.
- 1985: Ulusal Teknoloji Üniversitesi kuruldu.
- 1994: İnternet kullanımı evlere girmeye başladı.
Türkiye'de Uzaktan Eğitimin Tarihçesi
- 1933-34 yıllarında mektupla öğretim kurslarının düzenlemesi düşüncesi;
- 1950 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü çalışmaları;
- 1961 yılında MEB tarafında Mektupla Öğretim Merkezi kurularak öğretime başlamış, bu çalışmalar 1966 yılında Genel Müdürlük düzeyinde örgütlenerek sistem örgün ve yaygın eğitim alanında yaygınlaştırılmıştır.
- 1974 yılında Mektupla Yüksek Öğretim Merkezli kurulmuştur. Bu girişim yerini daha sonra Yaygın Yüksek Öğretim Kurumu'na bırakmıştır. Ancak, bu girişimde başarılı olamamıştır.
- 1983 yılında yürürlüğe giren 2547 sayılı Yüksek Öğretim Yasası ile Anadolu Üniversitesi bünyesinde bir Açık Öğretim Fakültesi açılmıştır. Bu fakülte, uzaktan eğitim konusunda öğretim araştırma, yayın hizmetleri vermektedir.
- 1980 ve 1990'lı yıllarda Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı olarak hizmet veren Okul Radyosu ve TV Okulu örgün eğitimi desteklerken, isteyen herkese yaygın eğitim olanağı sağlamıştır.
- 1999-2000 öğretim yılında e-Sınav adı verilen internete tabanlı deneme sınavı hizmeti oluşturdu.
- 2002-2003 öğretim yılında e-Alıştırma, 2003-2004 öğretim yılında da ders kitaplarını e- Kitap ile ve televizyon programlarını e-televizyon ile adlandırılarak yayına başladı. 2004-2005 öğretim yılında ise e-danışmanlık ve e-sesli kitap hizmetlerini ekledi.
- Web tabanlı uzaktan eğitim uygulamaları kullanan üniversite sayımız gün geçtikçe artmaktadır.
UZAKTAN EĞİTİM KAVRAMLARI
KURAMSAL ALTYAPI:
1- Özerklik ve Bağımsızlık Kuramları
2- Sanayi Kuramı
3- Etkileşim ve İletişim Kuramı
1- Özerklik ve Bağımsız Kuramları: Öğrenci mekandan ve zamandan bağımsız olmalı. Öğrenme öğretmenden bağımsız olmalı. Öğrenen öğrenme sorumluluğunu kendisi almalı yani öğrenme bireyselleştirmeli. Öğrenenlere öğrenmeleri için kurslar, yöntemler ve uygulamalar için geniş imkanlar sağlanmalı.
2- Sanayi Kuramı: Peters, uzaktan eğitimde, işlerin bölünmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Peters, özetle şunları ifade etmektedir;
- Üretim sürecinde önceki hazırlık çalışması kadar kursları geliştirmek de önemlidir.
- Öğretim sürecinin etkililiği, özellikle planlama ve organizasyona bağlıdır.
- Kurslar resmileştirmeli ve öğrenci beklentileri standartlaştırılmıştır.
- Öğretim süreci tarafsız yürütülmelidir.
- Öğretimin merkezinde öğrenen ile öğretmen arasındaki etkileşim vardır ve bu etkileşim öğrencilerin farklı görüşler, yaklaşımlar ve çözümlerle kursa katılımına olanak verir.
- Öğrenme ortamlarına katılmada ait olma hissi taşımak ve öğretmenle iletişimin rahat olması öğrenmenin zevkli hale gelmesini sağlar.
- Öğrenme zevki, öğrencinin motivasyonunu arttırır.
- Karar verme süreçlerine katılım, öğrenci motivasyonunu arttırır.
- Yüksek öğrenci motivasyonu öğrenmeyi destekler.
- Arkadaşça davranmak ve konulara erişimdeki kolaylık, öğrenmeyi zevkli hale getirir.
- Öğretimin etkililiği öğrencinin ne öğrendiğiyle gösterilir.
UZAKTAN EĞİTİM MODELLERİ
SENKRON EĞİTİM
a) Bilgisayar teknolojilerine dayalı
b) Uydu bağlantılı telekonferans
Senkron eğitim durumlarına örnekler:
-Geleneksel sınıflar ( sabit yerlerde)
-İnteraktif sınıflar ( sabit yerlerde)
-Sesli konferanslar (Esnek yerlerde)
-Çevrimiçi sohbet oturumları ( esnek yerlerde)
ASENKRON EĞİTİM
a) Bilgisayar teknolojilerine dayalı
a1) Bilgisayar ağları üzerinden erişilebilir
a2) CD ortamında erişilebilir uygulamalar
a3) Bilgisayar ağları üzerinden erişilebilir uygulamalar
b) Video ile uzaktan eğitim olarak sınıflayabiliriz.
Asenkron eğitim durumlarına örnekler :
-Öğrenme siteleri ( Sabit yerlerde)
-Kişisel PC, ofis veya ev (Sabit yerlerde)
EŞ ZAMANLI UZAKTAN EĞİTİM- ÖĞRETİM
- Bilginin ve soruların karşılıklı olarak anında iletilmesi gereken bu modelde, öğretim ancak elektronik cihazların kullanılmasıyla gerçekleşebilir.
- Öğretmen ve öğrenciler ile içerik aynı anda, aynı yerde buluşurlar. Kullanılan teknolojiye bağlı olarak sanal sınıflar, geleneksel sınıfları aratmayacak bir halde olabilir. Bu sanal sınıflarda ne kadar etkili iletişim sağlanırsa başarı o yüksek olacaktır.
Asenkron olarak da bilinen bu model, bilginin önceden üretildiği ve depolandığı, daha sonra öğrencilerin dilediği zaman ve dilediği sayıda tekrarda erişebildiği bir uzaktan eğitim- öğretim şeklidir.
KARMA UZAKTAN EĞİTİM
Bir sınıfta yapılmakta olan ders, dijital ortama alındıktan sonra sanal sınıflar aracılığıyla inilen yerlere ulaştırılacak ve sonraki ve sonraki erişimler için bilgisayar ortamında saklanacaktır. Uzaktan eğitim merkezinde bulunan sunucular, önceden kaydedilmiş dersleri yerleşke içinden veya dışından gelecek erişim taleplerine asenkron/senkron olarak ulaştıracaktır. Sonuç itibariyle hem eş zamanlı hem de eş zamansız uzaktan eğitimin karakterlerine sahip bu uzaktan eğitim biçiminde öğrenciye daha fazla seçenek sunulduğu açıktır.
Konuyu sade ve açıklayıcı anlatmışsınız. Ellerinize sağlık
YanıtlaSilTeşekkür ederim yorumun için.
Silİçerik ve anlatım olarak oldukça faydalı bir paylaşım olmuş. Blogunuzdaki diğer paylaşımlarıda beğenerek ilgiyle okudum ve inceledim. Gayet iyi bir çalışma olmuş. Bu paylaşımınızı okurken aklıma gelen bazı konuları sizinle burada paylaşmak istiyorum. Malum özellikle böyle büyük bir kriz döneminde geçtiğimiz günlerde uzaktan eğitim tekniği hepimizin gündeminde. 2. Dünya Savaşından beri ilk defa okullar uzun sureli kapandı. Bu bağlamda bu süreç bize neler öğretebilir diye düşünüyorum. Her şeyin bu kadar anormal olduğu bir ortamda eğitimin normal olmasını beklemek tabii ki anormaldir. Tam da bu noktada geleceğin öğretmenleri olarak, şu an öğrenci olarak yasadıklarımızdan, uzaktan eğitimin bir ögesi olarak, öğreneceklerimizi ilerde kendi öğrencilerimiz yararına nasıl kullanabiliriz? Tabii ki uzaktan eğitimin bize sunduğu birçok fayda vardır, ama yüz yüze eğitimin farkı ve önemi de ortada. Ünlü eğitim psikoloğu Skinner der ki: “Öğrendiklerinizin hepsini unuttuktan sonra geriye kalan eğitimdir”. Okulda olmak, sosyal ortamı yaşamak, öğrenciye esneklik kazandırır, algısını değiştirir, saygı duymayı öğrenir, vesaire. Biz ne yazık ki şu an konuların öğrenimiyle uğraşıyoruz, eğitim almıyoruz, sizler ne düşünüyorsunuz?
YanıtlaSilÖncelikle yorumunuz için çok teşekkür ederim. Ayrıca çok güzel konulara değinmişsiniz. Okulda olmak ayrıcalıktır. Okulda sadece verilen bilgileri almayız;sosyalleşmek, iletişim halinde olmak, yüz yüze olmak her zaman farklıdır. Bizler bu süreçte birçok şeyden mahrum bırakıldık. Iletişim eksikliği yaşıyoruz. Konuşmaktan ziyade yazmaya yöneliyoruz teknolojiden dolayı. Ancak bu süreci kendimiz için elimizden geldiğince güzel bir hale getirebiliriz. Daha çok okuyarak, izleyerek vakit geçirebiliriz. Eğitimimiz eksik olsa da kendimizi geliştirebileceğimiz bir süreç içerisindeyiz. Eğitim konusundaki eksiklikleri kendimiz kapatmalıyız. Zor olsa da bunu denemeliyiz. Yazınız çok güzel. Çok güzel bir şekilde değinmişsiniz konuya, umarım tatmin edici bir cevap verebilmişimdir ve anlatabilmişimdir.
Sil